KÖPRÜNÜN ÖTESİ
HÜR DÜNYANIN AYIBI: BOSNA * Oyhan Hasan BILDIRKİ
Batı’nın karnında, Avrupa’nın kucağında bir İslâm ülkesi; Bosna. Çocuklarının gözyaşlarının kaçıncı yılına girdiğimizi, neredeyse unutacağız. Bütün haksızlıklarına rağmen savaş, daha acımasız bir şekilde sürüyor. Birleşmiş Milletler yaftalı “bostan korkulukları”, Bosnalının boğazındaki ipin ucunu çekerken, tutarmış gibi davrandığı Sırp’ın kolunu gevşeti-yor. Bu yolda ne dümenlere yatıyor?
Aklım, bir türlü almıyor. Birleşmiş Milletler, Bosna’da ne yaptı? Hangi hakkı, haklıya teslim etti? Hangi zaferi veya istenen sonucu elde etti? NATO, ne yaptı? Bosnalı anaların ağıtlarına, çare olabildi mi? Günaşırı karar değiştirmekten başka, hangi baltaya sap oldu?
Güçlüler, zayıfın yanında yer alırlarsa, güçlerinin bir işe yaradığını görürler. Ve böylece, dünyaya huzuru, tekrar getirirler. Fakat, bu haftaya dikkat edin. Güçlülerin, BM’den NATO’ya kadar, bütün “yüzsüz”lerin, Bosna kepazeliğinden sıyrılmak için, ne mazeretler ileri süreceklerini, ne hikâyeler düzeceklerini göreceksiniz. Biliyorum, hepinizin gönlü Bosnalıdan yana ama, “yana olmak” yetmiyor.
Bosna, hür dünyanın ayıbıdır. Sevgilerin, umutların, insan haklarının, barışın, laikliğin, ahde vefânın, tarafgirliğin “çamura düşürülüşünün” hikâyesidir. Bu iflas, doruğa çıkmış olmalı ki, Bosna-Hersek’teki barış gücünü oluşturan yabancı askerlerin, bu ülkeden dönmelerinin yolları, tartışılmaya başladı. Hatta, Bosna’dan “çıkma” hazırlıkları yapan NATO Askerî Komitesi, ilk olarak Zenica’da konuşlandırılan Türk Birliği’nin geri çekilmesini plânlıyor. Neden? Çünkü, Zenica bölgesinde barış hakim. Bu bölgeye, Sırpların gölgesi bile değmiyor. Bölge, Bosna’nın kan ağlamayan tek yöresi.
Bereket, dışişlerimizde çalkantılı bir döneme girilen Ankara’da, bu “çıkma ayağı”nın bir tuzak olduğunu fark edenler de bulunuyor. Genelkurmay Başkanımız İsmail Hakkı Karadayı, katıldığı Brüksel toplantısında, hazırlanan bu oyunu bozduruyor. Şimdilik, Türk Birliği, Zenica’da kalacak. Bir zaman daha, o bölgede barış hüküm sürecek.
Ne zamana kadar?
Öyle ya! Ne zamana kadar?
Bekleyelim: Birleşmiş Milletler toplansın, anlı şanlı görüşmelerden birini daha başlatsın. Bu görüşmeler sonucunda, vetoculardan biri devreye girmesin ki, bütün ikmâl yolları kesilen Bosnalı, sipsivri, tek başına ortalık yerde hedef tahtası olsun. Toplantıdan, Bosna’daki barış gücü birliklerinin geri çekilmesi yönünde karar çıksın. Bu kararla birlikte, Sırp’ın kabaran iştahına bir parmak daha bal çalınsın.
Umudumuz, dışişlerimizin bu tuzağa düşmeyeceği yolundadır. Bosna ülkesini, barış tamamen kuşatmadan, çocukların gözyaşları dinmeden, hür dünya ufuklarına yeni bir bayrak daha eklenmeden, terk etmeyelim. Bu yolda, katlanılacak fedakârlık, bizi, hür dünyanın ayıbına ortak olmak, arka çıkmaktan kurtaracaktır.
16 Aralık 1994
Oyhan Hasan BILDIRKİ


