Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      Yalnız ben, kendi ülkem için üzülüyorum.

      DENKTAŞ’IN BAŞARISI * Oyhan Hasan BILDIRKİ

      Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bizim ilk göz ağrımız. Var olma kavgasını “zafer”le neticelendiren, yanında Türkiye’nin de desteğini bulan, kan ve can pahasına, hürriyetine kavuşan ilk soydaş cumhuriyetimiz budur. Onlar, yaptıkları işin farkında olup, şimdiki konumlarını sonsuza kadar götürmenin hesabını da çok iyi ve akıllıca yapmaktadırlar. Bunda, unutulamaz liderlerinin payı büyüktür.
      Bilinen hikâyeyi yeniden tekrarlamak istemiyorum. Kıbrıs olayının kilitlendiğini, şöyle veya böyle bir şekilde açmaza girdiğini biliyorsunuz. Toplumlararası görüşmeler, tıkanıklığa uğrayınca, karşılıklı görüşmeler kesilince, bütün olumsuzlukların kendisine yüklendiği Denktaş, topun ağzına getirildi. Taviz, yalnızca ondan istendi. Kıbrıs Cumhuriyeti’ne giden yolun tıkayıcısı olarak, o gösterildi. Fakat, yılların tecrübesiyle olgunlaşan Denktaş, işi punduna getirip, şom ağızları susturdu. Şimdi telâş, bütün haşmetiyle Rum kesiminde.
      Kıbrıs konusunu sonuçlandırmak amacıyla harekete geçen BM, çözüm çabalarını yoğunlaştırdı. ABD, her iki tarafa da baskı uygulamaya başladı. Başkan Clinton, özel temsilcisi Richard Beattie’yi toplumlararası görüşmeleri başlatmak için, Kıbrıs’a gönderdi. Sıkışıklığın sorumluluğunu üzerinden çekip atmak isteyen Denktaş, Rum tarafınca “öldü” diye bütün dünyaya duyurulan “güven arttırıcı tedbirler paketi”nin derhal uygulanması gerektiğini ortaya attı. Bu paketin uygulanmasında, Türk tarafı için hiçbir mahzurun olmadığını belirtti. Yapılan bu siyasi atakla, uluslararası camiada olumlu puvan toplayan Denktaş, Rum kesimi liderlerince eleştirilmeye başlandı. ABD yönetimi de, bu eleştirilerden nasibini aldı. Rum Diko Partisi meclis sözcüsü Tasos Papadopulos, ABD’nin Türk yanlısı bir tutum sergilemeye başladığına dikkatleri çekerken, Denktaş’ın açıklamalarında bir belirsizlik bulunduğunu, siyasî bir manevradan öteye geçemeyeceğini, özel temsilcinin maksatlı davranışlar içine girdiğini ifade etti. Komünist Rum Akel Partisi sözcüsü Nikos Katsurides de, aynı teraneleri sıralamaya başladı. Özel temsilcinin adaya gelişinden önce verdiği demecin pek cesaret verici olmadığını kaydederek şunları söyledi: “Beattie, yeni bir iyimserlik havası oluşturmak isterken, Denktaş’ın tekliflerini olumlu bir adım olarak nitelemek hatasına düştü. Teklifler, yeni unsur içermiyor.”
      Teklifler yeni bir unsur içersin veya içermesin, görünen o ki Denktaş, attığı son adımın meyvelerini toplamaya başlamıştır. Zaman saatini, çok iyi okumasını bilen Denktaş, fırsatını yakalamış, taşı gediğine yerleştirmiştir. Şimdi siyasî ibre, uluslararası arenada, Kıbrıs Türk’ünden yana dönmüştür. Bu çarkı, Denktaş, çok iyi bir şekilde döndürerek, Kıbrıs Türk’ünün kazanç hanesine yazacaktır.
      Yalnız ben, kendi ülkem için üzülüyorum. Rum tarafı liderlerinin hassas bir konuda nasıl birleştiklerini görüyorsunuz. Aynı hedefe, aynı şekilde yumruk atabilmek için, bizim liderlerimiz, daha kaç fırın somun yemeliler, acaba?
      7 Şubat 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

 

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön