Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      İnsan hakları örgütleri, batılı kuruluşlar... Neredesiniz?

      AYNI YUNANLI * Oyhan Hasan BILDIRKİ

      Yunanlı, aynı Yunanlı. Biz, kendilerine ne kadar yaklaşsak da, onlar, bizim zıttımıza doğru yürüyüşteler. Aslında atalarımız, gerçeği kestirmeden söylemişler: “Kırk yıllık Yani, olur mu Kâni?”
      Lozan Antlaşması’nın ilgili maddelerine göre, Yunanistan’daki Türk azınlığının dinî temsilcisi olarak, İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Ağa, 1993 yılında bir bayram mesajı yayınlar. Yunan makamları, yayınlanan bu mesajda Mehmet Emin Ağa’nın kendisine müftü sıfatı verdiği ve Yunan adaletine hakaret ettiği iddiasını ileri sürerler. İskeçe Bidayet Mahkemesi, her iki iddiayı birleştirerek, Mehmet Emin Ağa’yı 21 aylık hapis cezasına çarptırır. Müftünün itirazı üzerine, bu defa son duruşmada, “Yunan adaletine hakaret” suçlaması askıda kalır fakat, kendisine müftü sıfatı verme iddiası suç sebebi sayılarak, paraya çevrilme kaydı da düşürülerek, Mehmet Emin Ağa’ya 10 ay hapis cezası verilir. Müftünün paraya çevrilecek cezasının da 100 milyon lira olduğu belirtilir. Bu parayı ödeme gücü yoktur. Mehmet Emin Ağa, yaka paça, Larisa Kapalı Cezaevi’ne konulur. “Sebep”in ve “bahane”nin, ne kadar sudan olduğunu görüyorsunuz değil mi? Üstelik Mehmet Emin Ağa, Türk azınlığının oylarıyla seçilmiş bir müftüdür. Maksat, üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. Şimdi Ağa, cezaevinde yatmaktadır.
      Hadise, “yankı bulmak”ta gecikmez. Dr. Sadık Ahmet: “Türk azınlığın din hürriyetini kısıtlamayı hedefleyen bu gelişme, bölgede huzuru olumsuz yönde etkileyecektir.” demektedir. Bizim Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Nuri Yılmaz: “Seçilmiş müftünün görevden azledilerek tutuklanmasının ve cezalandırılmasının, din ve inanç hürriyeti ile bağdaşması asla mümkün değildir” diyerek, hem tepkisini göstermekte, hem de Yunanlıya insan hakları dersi vermektedir. BBP Genel Başkan Yardımcısı Esat Bütün, Türkiye’nin Lozan’dan kaynaklanan haklarından taviz vermemesini ifade ederken, Patrikhaneye de İskeçe Müftüsü’ne yapılanların aynen uygulanmasının gerektiğini sözlerine ekliyor. CHP İstanbul Milletvekili Hasan Basri Eker: “İnsan hakları savunucularını, hükümeti, İslâm ve Avrupa ülkelerini, bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum. Seçilmiş Fener Rum Patriği Bartolomeos, acaba bu durum karşısında ne yapacaktır? Kendi seçimine gösterilen özenin, Batı Trakya’daki müftü seçimlerinde gösterilmesi için ne gibi tavsiyeleri olacaktır?” sorusunu gündeme getirmektedir. Yine CHP Genel Başkan Yardımcısı İrfan Gürpınar: “Türkiye bu duruma seyirci kalamaz” derken, HADEP ve İHD’den bile tepki sesleri yükseliyor. Bu tepkilerde, Atina’ya duyulan öfke kıvılcımlarının iz-leri var. Hükümet kanadından Necmettin Cevheri: “Misilleme yaparız” derken, ANAP, DYP ve RP’li üç milletvekilinden oluşan “Meclis Heyeti” de, Yunanistan’a gidiyor. Dışişlerimiz olayı, üzüntüyle karşılıyor. Yunan basını, bildiğiniz havada vaveyla koparırken, Cumhurbaşkanımız Sayın Demirel, Karamanlis’e sesleniyor: “Müftüyü bırakın!”
      Bütün bunlar olurken -bu defa- Yunanlılar, tutukladıkları Müfü Mehmet Emin Ağa’yı, Larisa’dan polis eşliğinde Agrinion şehrine kaçırıyor. Ağa, ailesiyle de görüştürülmüyor.
      Yunanlı, aynı Yunanlı!
      İnsan hakları örgütleri, batılı kuruluşlar... Neredesiniz?
      Yine mi hülyalarda, hayâllerdesiniz?
      10 Şubat 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön