KÖPRÜNÜN ÖTESİ
ÇEÇENİSTAN NEREYE? * Oyhan Hasan BILDIRKİ
Şeyh Şamil’in ülkesinde Rus tankları. Gecenin ilerleyen saatlerini fırsat bilip, boş buldukları gediklerden bu ülkeye sızmaya çalışıyorlar. Barış sözüyle yatıp kalkıp, yalnızca “geviş” getirenler, suskun! Vaziyet almak için, herhalde kuvvetlinin ortaya çıkmasını bekliyorlar. Taraflardan biri, diğerini boğmaya, yok edip tüketmeye kalktığında, seslerini yükseltecekler, insanlık adına dillendirdikleri unutulmaz şarkılarını tekrarlayacaklar. O kadar.
Yalnız, görünen o ki, Çeçenistan, hedeflediği yolda, yedisinden yetmişine, oğlundan kızına, kadınından erkeğine, unutulmaz Şeyh Şamil’in körüklediği cesaretleriyle, korkusuz ilerliyor. Çeçenlerin gittikleri yol, doğru yoldur. Kafkasların kartalları, İslâm’ın yiğit silâhşorları, dün olduğu gibi, bugün de Rus tanklarının paletlerini çözeceklerdir.
Bağımsız Devletler Topluluğu adıyla kabuk değiştiren Rusya, bastırılmaz iştahını, Çeçenistan’ı yok ederek, bütün dünyaya yeniden göstermek istiyor. Niçin? Barışa koşan dünyaya haddini bildirmek, istiklâl davası güdenleri sindirmek için. Fakat, görünen odur ki, bir yerlerde “yanlış” yaptılar. Ünlü Rus generallerinden Alexander Lebed: “Müslüman dünyasına karşı askerî sefer düzenlenmesine karşıyım.” diyerek, bu yanlışlığa parmak basıyor ve ekliyor: “Deneyimi olmayan, çolukçocuklardan oluşan acemi askerler gönderildi. Bu çok şaşırtıcı. Bu yüzden Çeçenler, kolaylıkla Rus askerlerinin çevresini sarıyor ve onları rehin alabiliyor.” Sanki bu sözlerde gerçeklerin yanında, daha sonra ortaya çıkacak olan yenilgilerine bir kılıf hazırlama gayretinin ifadesi de var. Öyle ya, ya koskoca Rusya, Çeçenistan bataklığında yenilirse, diğer topluluk devletleri de istiklâle bayrak açmaz mı? İşte, bu bayrakların önüne geçmek için, şimdiden Çeçenistan’a gönderilen Rus askerlerine “çoluk-çocuk”, “acemi asker” dersiniz, olur biter. Böylece, haksız saldırılarınızın yanına, yenilgiye uğrayacak çolukçocuğunuzun himmetiyle, dünyanın bütün barışseverlerini çekersiniz. Çekersiniz ya, bununla iş bitmez. Zira, Çeçen ülkesinin her yanında, geceden gündüze, bugünden yarına, “nöbetçi millet” kesilen Şeyh Şamil’in torunları, bütün bu tuzakları, bu çirkin hafiflikleri bozup dağıtacaklardır. Çünkü, şimdi dışardaki Çeçen de yuvasına, yurduna, savaşa katılmak için dönüyor. Bakınız Doç. Dr. Seyit Hasan Ebu Müslim, ne diyor? “Dört yüz yıldan beri savaşıyoruz. Bu savaş, bağımsızlık savaşı olarak süregelmektedir ve bu hedefimize ulaşıncaya kadar da devam edecektir. Savaş, bizim sanatımızdır. Rusya’yı, Çeçenistan’a müdahalede bulunduğuna pişman edeceğiz.”
Yukarıda, başlıkta; “Çeçenistan nereye?” demiştim.
Görüneni, Çeçenistan tutulmaz, önüne çıkılmaz bir hırsla, Rusya’nın farkında olmadan hazırladığı fırsatla, istiklâle doğru, hızla koşuyor.
20 Aralık 1994
Oyhan Hasan BILDIRKİ

