Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      “Zafer dağlarda kazanılacak”

      ŞİMDİ YARDIM ZAMAN * Oyhan Hasan BILDIRKİ

      Batı şaşkın, doğu tereddüt içinde! Nasıl oluyor da bir avuç Çeçen, tükenmez ordularıyla üstüne üstüne gelen Rusya’ya bu kadar direnebiliyor? Nasıl oluyor da ikinci ay biterken, taş taş üstünde bırakılmayan Grozni, düşmedi?
      Çeçenlerin şanlı direnişinde, bir hikmet olmalı. Onları, yer götürmez ordular karşısında zafere götüren bir sır bulunmalı. Yoksa, fil ile kedinin savaşını anlamak, açıklamak oldukça zor bir kapıya çıkar. O kapı da, işin temeline, özüne inmezseniz, açılmaz. Biz, bu kapıyı zorlayacağız. Bundan kastımız, Çeçenlerin şanlı zaferini mânâlaştırmaktır.
      “Bir kahramanlık, kendini bekleyen tehlikelerin büyüklüğü ve çokluğu nispetinde kıymet kazanır. Kurtuluş ihtimallerinin sıfır veya sıfıra çok yakın olduğunu bilerek, millet yolunda, kutsal bir dava uğrunda, mücadeleden yılmayanlar, insanlığın üstüne yükselirler ve âdeta ilâhlaşırlar. Üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, insanlığın üstüne yükselen böyle varlıklar, tazeliklerini ve hayatiyetlerini daima muhafaza ederler. Tarih sayfaları karıştırılarak, mâzinin derinliğine doğru bakıldığı zaman, bunlar önümüzde âbide gibi yükselirler ve millete ışık saçarak yol gösterirler.” (*)
      Rusya’nın tabiatıdır. Öteden beri, Kafkas halklarını, saldırı, işgal, savaş, baskı, toplu sürgün ve etnik temizlik gibi çeşitli taktiklerle susturmaya çalışır. Çalışır ya, her yüzyılda da bir “İmam Şamil”le karşılaşır. Varsın huylu, istediği kadar huyundan vazgeçmesin. Ne çıkar? Batılıların yorumuna bakılırsa, Çeçen direnişini, 19. yüzyılda Rus Çarı’na karşı 35 yıl boyun eğmeyen Şeyh Şamil’in “gazavatname”leriyle beslenen yiğitler sürdürmektedir. Bu yorumda doğruluk payı elbette var. Çeçenlere uygulanan “Rus tehciri” sırasında henüz kundakta bebe iken, kulaklarında o unutulmaz direnişin ninnileriyle ülkesinden ayrılan Dudayev, bu yorumun en tipik örneği değil midir? O, önünde bir âbide gibi yükselen ve milletine ışık saçmaya devam ederek yol gösteren İmam Şamil’den, el almamış mıdır? Bu sorunun cevabını, İmam Şeyh Şamil İslâm Enstitüsü Müdürü Salyak Kamkhoyev, bakınız nasıl veriyor? “O gün, müridizm hareketi dalga dalga Dağıstan’a, İnguşetya’ya, Kabartay’a ve Karaçay-Çerkes ve diğer cumhuriyetlere yayılmıştı. Bugün de müridizm hareketi Çeçenistan’da tekrar canlanmaya başlamış ve işgalin devam etmesi halinde, geçmişte olduğu gibi bütün Kafkasya’ya yayılacaktır. Bunun önüne de hiçbir güç geçemeyecektir.”
      İşte o zaman, kıyamet kopacaktır.
      Bu kıyametin önüne geçmek için, “Zafer dağlarda kazanılacak” diyen, Küçük Kaynarca Antlaşması’nın ilgili maddelerine göre, tam dört yıldır Türkiye’nin sınırları içine katılması gerektiğini Rus Sevodanya gazetesinden öğrendiğimiz Kırım Türkleri’nin lideri Mustafa Cemiloğlu’na kulak verelim: “Batı devletleri, Çeçen halkının millî kurtuluş mücadelesine sadece Rusya’nın bir iç işi gibi bakıyor. Yalnız, Rus ordusunun bazı vahşetlerine karşı sesleniyor. Yani batı devletleri, Rusya ile aralarını bozmamak için, Çeçen halkını fedâ ediyorlar. Halbuki Çeçenlerin mücadelesi bitmeyecek ve belki daha da şiddetlenecektir. Rusya Federasyonu’nda yaşayan azınlıklar, demokratik kuvvetler, Çeçenistan’a teşekkür borçludur. Ama bu teşekkürü insanlar, Çeçen halkına pratik yardım ve destek vererek göstermelidir. Şimdi yardım zamanıdır. İnsanlık âlemi, Çeçenistan’a yardım etmelidir.”
      Böylece, Rusya da “şamar yemek”ten utanmalıdır.     
      7 Mart 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

      * A. Türkeş, Kahramanlık Ruhu, s. 7 - AND Yayınları

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön