Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



        Atatürk’ün netleştirdiği “millî kimliğimiz” yok ediliyor.

        İÇERDEKİLER * Oyhan Hasan BILDIRKİ

        Bir bayramı daha geride bıraktık. Hemen hepimiz, dostlarımızı ziyaret ettik, onlar da karşılık verdiler. Yeni hazlar tattık, yeni duygu ve düşüncelere kapılar açtık. Bayramlar hiç bitmese dediğimiz anlar da oldu. Fakat işte görüyorsunuz, bayram da geldi, geçti gitti. Rüyâlar âleminden, yeniden katlanmak zorunda olduğumuz “yaşadığımız günler”e döndük.
        Döndük, ya? Her şey bıraktığımız yerde, öylece bizi bekliyor. Meseleler yumak olmuş, çözülmüyor. Küsüp yılacak, vazgeçecek miyiz? Asla!
        “Demokratikleşme”, nerede kaldıysa, orada duruyor. İçerdekilerin gevezeliğinden, takvimin gösterdiği zaman daralıyor. Hâlâ falan madde, filân madde diye tartışıyoruz. Yaptırım gücüne sahip olanlar, “yüz elli” adamı bir araya getirip Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne toplayamıyor. Konu, önemine rağmen, “güme gidecek” mi, ne? Sanki, millî sınırlarımızın içinde yaşayan, yaşamak zorunda bırakıldıklarını sananlarımız, bindikleri dalları kesiyor ve bundan da büyük bir zevk alıyorlar.
        Atatürk’ün netleştirdiği “millî kimliğimizin” farkına varamayışımızdan olmalı, bazılarımız, büyüklerimizin ağzına bakarak, kendilerine yeni kimlikler bulma sevdasındalar. Dilde, fikirde, işte başkalaşmanın kapılarını aşındırıyor, bu şekildeki davranışlarını ön plâna çıkarmakla, birbirlerinin yüzüne bakamaz hale gelmenin duvarlarını örüyorlar. Yalnız, hemen herkes, fikirlerine “tebdil-i kıyafet” biçmiş, söylemek istediklerini “geveliyor”. Hürriyet değil de, “özgürlük” şampiyonları, daha “başını örten”lere tahammül edemezken, Ankara’ya sokulmayan “aczimendi”lere karşı, acaba hangi açıklamalara baş vuracaklar? Bekliyoruz.
        Şunu, nedense bir türlü anlayamıyoruz. Bir ülkede varsa hürriyet, herkes için olmalı. Yok yoksa, el ele vererek bunu sağlama ve “sağlama alma”nın yollarını bulmalıyız. Hürriyet denilen perinin yalnız bize değil, bizim dışımızdakilere de sevdalanabileceğini unutmamalıyız. O perinin arzularını, copla, tankla veya adı daha başka olan nesnelerle durdurmak mümkün değildir. O perinin; “etnik grup”, “yerel halk” gibi sözlere tahammülü yoktur. Ateşi harlatırsanız, çıkacak yangınları söndürmeye su bulamazsınız. Bulsanız da, zamanla yarışamazsınız. Yasalarda ne yazarsa yazsın, görüyorsunuz sonunda “deri”yi toplayan topluyor.
        Şükür, “post”umuzu başkalarına kaptıracaklardan olmadığımızı gür bir şekilde haykıranlar da eksik değil. Onlara müteşekkiriz. Hiç değilse, “bölünmez bütünlük”ten söz edebiliyorlar.
        Bu, mükemmel bir gelişmedir. Demek ki biz, millî kimliğimize sahip çıkacağız. İçerdekiler için asıl olan yol da bu, değil mi?
        19 Mayıs 1995

        Oyhan Hasan BILDIRKİ

 

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön