Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      Hür dünya utansın

      ŞU BİRLEŞMİŞ MİLLETLER * Oyhan Hasan BILDIRKİ 

      Yazıma nasıl başlayacağımı biliyor fakat neresinden gireceğimi kestiremiyorum. Bunda da, yaşadığımız çağın, “hızlı akış”ının payı büyük. Olayları frenlemek şöyle dursun, yakalayamıyorsunuz bile. Bu da, şüphesiz çağımız insanını bunaltıyor. Neşenin, sevincin türküsüne yapışacağına, hüznün şarkılarına yakasını kaptırıyor. Sanki vazgeçilmez “kader çizgimiz” böyle yazılmış.
      Yakın geçmişte, haziran sonlarına doğru kurulan “Birleşmiş Milletler Teşkilâtı”, kim bilir hangi umutların niyetine doğmuş, öyle veya böyle, bu günlere gelmiş, 50’inci yaş gününe ulaşmış. Şimdi, hemen her yerde kutlama etkinliklerine başlandı. Neyi, nasıl kutlayacaklar? Neler diyecekler? Merak ediyorum.
      BM, yaşça benden büyük. Demek ki görüş ufku, benden geniş. Biz, ağabeylik payı ve hatırını gözetenlerdeniz. Yanlış da yapsa, büyük, büyüktür. Fakat, yanlışta ayak direme, yeni çözümler üretmeme, doğru tedbirlere yönelmeme, tek kelimeyle ifadelendirmek gerekirse, “gaflete düşmek” değilse, nedir?
      İşte bu hastalık, BM’nin sırtına bir kene gibi yapışmış, onu, her tarafından kuşatmış, emiyor. Yalnız emmekle kalsa iyi. BM’yi hatanın birinden, diğerine koşturuyor. Kötü olan bu.
      Kötülüklerle ilgili bazı gözlemlerimi de dikkatlerinize sunmadan geçemeyeceğim. İlki: Kore’den bu yana, BM hangi ülkeye girdiyse, orasını iki parçaya bölüp atmıştır. Son örnek, hesabı, kitabı, ölçüsü, değerlendirme biçimi ayrı olan, öyle istendiği için böyle yapıldığı Butros Gali tarafından da açıklanan Irak. Toprak bütünlüğünden yana olduğumuz bu güney komşumuzun ikiye bölünmediği iddiasında iseniz, falan filân paraleller arasında kalan toprakların adını söyler misiniz? Böyle bir durum, çıban başlarındaki mührü koparmaktan, kanatmaktan başka hangi sonucu verir? Parçalanmış ailelerin ıstırabı, vakti gelince ayaklanıp bomba olmaz mı? İkincisi: Bosna veya Çeçenistan.
      Açık söylemek gerekirse, Birleşmiş Milletler denilen ufku oldukça geniş topluluk, Saraybosna’da “korkuluk” görevinden başka ne yapıyor? Çeçenler, bu yönden şanslı.  Bereket bu ülkede, onların asabını bozacak “mavi bereliler” yok.
      Gerçi Butros Gali’ye bakılırsa, BM’nin Saraybosna’da yapabileceği herhangi bir şey yok. Zira BM’ye güç veren ülkeler, Irak harekâtında olduğu gibi, “yaptırım”dan yana değillermiş. Esasen BM’de, barış anlaşması imzalamayan taraflara da yardımcı olamazmış. Lâf! Biliyorsunuz; Alia İzzetbegoviç böyle bir anlaşmaya imza koyarken, Sırp Karadziç işleri yokuşa sürmüş, sarpa sardırmıştır. Bu yüzden olmalı BM, orada korkuluk olmaktan öteye gidemiyor.
      Özetle, BM şayet kutlama çalışmalarından fırsat bulursa, 50’inci yaşına girdiği şu günlerde, kendisine yeniden çekidüzen vermeli, ona bel bağlayanların umutlarını “kan ve gözyaşı”na boğmamalıdır.
      Türkiye, böyle bir çalışmada başı çekmelidir.
      Zira zorda kalmış ülkelerin, “hüzün şarkıları” dinlemeye vakitleri yok!
      11 Temmuz 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön