![]()
“DEVELE GAÇÇA HAA!” * Oyhan Hasan BILDIRKİ
“Ey, gonşula geliven bi! Bakın ne decem size. Böyün Gemenciğe gittim. Bide ne görem? Gemencik şeher olmuş, şeher. Baza yatana gidivedim. Köftüle, kebapla dizilivemiş. Otomofille sılanıvemiş. Şaşdım galdım. Bide deve küleşi va dedile. Goştum gidivedim. Hakem heyetinden Mıstıva Çavış, opalöden ba ba barıpbatı. Çocukla gıyıya gaçsın, gebe gala ayağaltında dolaşmasın. Devele gaçça haa!” (*)
Srebrenica düştü!
Akılları mavi, turuncu hayâllerde olanlar, kına yaksın! “Dünya ile birlikte hareket edenler”, Birleşmiş Milletler dümenine yatanlar utansın! Benim gönlüm gibi şüphesiz sizinki de sızlıyor.
Srebrenica düştü!
On binlerce Bosnalı Müslüman, katledilme korkusunun telâşıyla yollara düştü. Güya bu şehir, BM’nin koruması altında olan güvenli bölgelerden biriydi. Fakat Sırp saldırısı, önce BM askerlerinin “çil yavrusu” gibi dağılmalarına yetti. Güvenli bölgede sözde güven sağlayan “urgancılar”, can kaygısına düştüler. Onların başlattığı “panik”, bölge halkı üzerinde de etkisini gösterdi. Hoş, ellerindeki bütün silâhları BM’nin yiğit savaşçıları (!) tarafından toplanan bölge halkı, yollara dökülmesin de, ne yapsın?
Srebrenica düştü!
Tehlike, bağıra çağıra geldi. Günlerdir, Bosna-Hersek Devleti’nin Cenevre Büyükelçisi Mustafa Biyediç, gelecek tehlikeye işaret etti, yardım istedi. “Eğer Srebrenica düşerse, bu BM Koruma Gücü’nün Bosna’daki misyonunun sonu olur.”
Şimdi sormak zamanıdır: “Yalnız Bosna’da mı?”
Derken, Fransa’nın “acil müdahale gücünün harekete geçirilmesi” teklifini görüşmek üzere toplanan Birleşmiş Milletler, yine konuya “soğuk bakıyor” olmalı, sadece İngiltere ve İtalya’dan destek gördü.
Srebrenica düştü!
Yollara düşürülen Srebrenicalı, kötü kaderine ağlıyor. “Hakem Heyetinden Mıstıva Çavış”ın, bu defa BM adına, “opalö”den yaptığı sinek vızıltısını andıran telkinlerini dinliyor: “Çocukla gıyıya gaçsın, gebe gala ayak altında dolaşmasın. Devele gaçça ha!”
Srebrenicalı için ne yazar? Onlar zaten, kendilerine verilen güven dolu sözlerin tuzağına düşmüş, BM toplantıda. Sırplar da, başka bir güvenli bölgeyi topa tutmaktalar. Saraybosna’da “kalleşliklerle yoğrulmuş bir tarih” yazılıyor.
Benim merakım ne, biliyor musunuz?
Gele gele Sırplar, Zenica’da konuşlandıralan Türk Birliği’nin karşısına dikilirse, bizim tutumumuz ne olacak? “Çocukla gıyıya gaçsın!” sesleri, Zenica göklerinde de yankılanacak mı?
Hamaseti bir yana bırakalım. Bu zavallı insanların yanındaysak, hiç vakit kaybetmeden, geliri giderinden çok daha az olan Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’ndan hemen çıkalım.
Zaten ufukta, “yeni bir dünya”nın kurulacağının izleri var.
Başkalarını da peşimize takarak, bu ize doğru yürüyelim.
1 Ağustos 1995
Oyhan Hasan BILDIRKİ
* Oyhan Hasan BILDIRKİ, Dil Çerezleri, s. 131 Aydın, 1999

