Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      DUDAYEV'İ YOK SAYMAK * Oyhan Hasan BILDIRKİ 

      “Görüşmeler bitti! Anlaşma imzalandı.” diyorlar.
      Çeçinistan-Rusya savaşından söz ediyorum. AGİK’in “bastırması” ile, Kafkasya’ya barışın geldiğini sanıyorsunuz. Seviniyorsunuz.
      Fakat, öyle değil!
      Grozni’de “silâhlar susmuyor.” Rusya tarafının iddiasına göre, Çeçen keskin nişancıları, anlaşmaya rağmen, belli Rus hedeflerini tarıyorlar. Anlayacağınız, Çeçenisan’da savaş bitmedi. Belki de, yeni başlıyor.
      Nasıl başlamasın?
      Siz, Kurtuluş Savaşı’mızın sonunda imzalanan anlaşmalardan birinde, “Mustafa Kemal ve arkadaşları”nın yok sayıldığını görseydiniz, ne yapardınız? O zaman, yediden yetmişe “topyekün” bir savaşı yeniden göze almaz mıydık? Yeniden ve daha büyük bir hırsla düşmanın üzerine çullanmaz mıydık? Tarih, bunun aksini yazmıyor.
      İşte bu yüzden Grozni’de, daha anlaşmanın “mürekkebi kurumadan” keskin nişancılar ortaya çıktı. Zaten söz konusu anlaşmanın yürümeyeceği, önceden kestiriliyordu. Ne var ki AGİK’in bastırmasına cevap verilmeliydi. Atılacak bir taşla, belki birçok kuş vurulabilirdi. Şamil Basayev tutuklanır, âlâyı vâlâ ile Rusya Federasyonu’na teslim edilir, Çeçen kartalı Dudayev de saf dışı bırakılırdı.
      Anlaşmadaki garipliğe bakınız. İmza töreni öncesindeki son bir hafta içinde Çeçen temsilcisi Usman İmayev, yetki aldığı Dudayev ile “kesinkes” görüştürülmüyor. Durumu kurtarmak için olmalı, bütün “çapraz meseleler”, yara kaşıyacak “çepelli konular”, kasım ayı sonrasına bırakılıyor. “Tam bağımsızlık için” baş kaldıran Çeçenistan’a “özerklik statüsü” veriliyor.
      Ünlü hikâyecimiz Ömer Seyfettin, vaktinde doğru söylemiş: “Hürriyet verilmez, alınır!”
      İşte bu yüzden olmalı, Grozni’de silâhlar konuşmaya devam ediyor. Kısmen de olsa “soğutulan yara”nın üstündeki kabuk kopartılıyor. Hep bilirsiniz: Kabuk bağlayan yaranın “mühre”si koparılınca, kanama yeniden ve daha gür, daha belli bir şekilde devam eder.
      İşte şimdi Çeçenistan’da da öyle oluyor.
      Bitmedi. Ruslara kaptırılan bazı şehirlerin de Çeçen askerlerinin kontrolüne geçtiği söyleniyor.
      Derken, ajanslar Cevher Dudayev başkanlığında toplanan Çeçen Bakanlar Kurulu’nda, anlaşmanın “bazı askerî maddeleri”nin kabul edildiğini, bunun neticesinde de “iki Çeçen askerine karşılık, üç Rus askeri”nin salıverildiğini geçiyorlar.
      Görünen odur ki, şimdi söz sırası Rusya’da. Bakalım Cevher Dudayev’e, Şamil Basayev’e “tahammül” edebilecek mi? Bir bahanenin ardına sığınıp, yeniden Çeçenlerle savaşmayı göze alabilecek mi?
      Herkes gibi ben de, “savaşsız bir dünya” istiyorum. Elbette insanın insana ettiği “zulüm” sona ermeli. Yürekler, “modern çağı” yakalama aşkıyla dolmalı. Aşa doğranan kan, yaş yerine çocuk gözlerine çöreklenen vahşet ve hayret yaşları, ne pahasına olursa olsun, durdurulmalı.
      Yoksa görmezden gelmek, onu bunu yok saymak, hiç kimseye hiçbir şey kazandırmaz.
      Bakarsınız, güzelim dünyamıza yazık olur.
      İnsanlık, bir daha dirilmemecesine “kökten” ölür.
      “Vahşet çağını” sever misiniz?
      8 Ağustos 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön