Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      Gunbatimi.jpg Ufuk picture by ikikereiki 

      GİDEN YILA DESTAN (!) * Oyhan Hasan BILDIRKİ 

      Bir yıl daha bitti.
      Acısıyla, kederiyle, yakıp yıktıklarıyla bir yıl daha tükendi. Yıllar geçtikçe olgunlaşacağımıza, sorumluluklarımızın farkına varacağımıza, her şeyin yakasını koy verdik gitti. Tükenen ömürler, yalnızca saçlarımızı ağarttı. Boş yere dökülen kanlar, söndürülen ocaklar, bastırılan “hür yaşama arzuları”, günaşırı patlayan bombalar, kuzeyden güneye, doğudan batıya bütün dünyanın ufkunu kararttı.
      Ve, yeni dünya düzeni, işte böyle böyle yıkıldı.
      Bu yüzden ben, yeni yıla: “Merhaba!” diyemiyorum. Bu yüzden ona da, “sıcak” değilim. Umutlarım bölük pörçük, hatta yok gibi bir şey! Biliyorsunuz; “Gelen gideni aratır.” derler. Yeni yıl da, eski yıllara benzemeyecek mi? Veya biz, Nasrettin Hoca muzipliği içinde, yeni yılları da kesip kesip “yıldız” yapmayacak mıyız? Sonra da bu yıldızların şöhretini, balonlaştırmayacak mıyız?
      1995’le birlikte ve daha sonraki yıllarda, yıllarca yükselttiğimiz değerleri, üzerine titreyip, uğruna ölümü göze aldığımız değerleri, yarın kime, nasıl savunacağız? Yaşadığımız çağın “çelişkilerine” ortak oluşumuzu, daha ne kadar sürdüreceğiz? Evi bacası yıkılan, dirlik ve düzenliği dağıtılan, yavrusundan, eşinden ayrı bıraktırılan anaların göz yaşlarının hesabını, sineye mi çekeceğiz? Hür yaşamak isteğinde olanları, türlü bahanelerin arkasına gizlenerek, sudan sebeplere yapışarak, susturacak mıyız? Onları, kendi ülkelerinden “süngü zoru”yla çıkarıp, sürgüne gönderişimizi, hangi insan hakkıyla açıklama bahtiyarlığına ulaşacağız?
      Veya, çağımızın adını, elektroniklerle, bilgisayarlarla, yükselen insanî değerlerle süslediğimiz çağımızın adını, “ikiyüzlülük çağı” olarak mı değiştireceğiz?
      Düşündüğümüzü -sınırlarına uymak şartıyla- yaşamadıktan sonra, zor durumda olduklarını ileri sürenlere de yaşatamadıktan sonra, hangi şerefli hayatın sahibi olduğumuzu, kime, nasıl bir yüz ile açıklayabileceğiz?
      Birleşmiş Milletler, Nato, Avrupa Birliği, küreselciler, insan hakları savunucuları, neredesiniz? Kendi yağ küplerine düşen sineğin peşini bırakıp, “o sineğin yağını” hesap edenler, ne halde, hangi loş kovuktasınız? Daha o “fildişi kule”lerde ne kadar kalacaksınız? Şu kısa başlıklar arasında yaptığımız gezintiler, sizi can evinizden sarsmayacak mı?
      “KKTC’ye el uzatın.”
      “Kudüs’te intihar saldırısı.”
      “Bosna’da ateşkes sessizliği.”
      “Akritas planı.”
      “Rus jetleri ölüm kustu.”
      “Ruanda’da soykırım.”
      “Avrupa ile rekabet zor.”
      “PKK, yine Bekaa’da.”
      “Sırplara dürbünlü tüfek Bulgar’dan.”
      “Grozni bombalanıyor.”
      Mevsim soğuk, fakat hem içte, hem dışta ateş var, değil mi? Bu ateşlerin yükünü, yeni yılda da omuzlayabilecek miyiz?
      Yoksa?
      “Gelen yeni yılın da kuyruğunu çekiver, gitsin!” mi diyeceğiz?
      30 Aralık 1994

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön