Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      KAŞIMAK * Oyhan Hasan BILDIRKİ 

      Kimileri pür-telâş. “Balkan Savaşı çıkar mı?” sorusunun sancısını yaşıyorlar. Bazıları daha baskın. “Balkan Savaşı kapımızda!” diyorlar.
      Öyle veya böyle! Bizim için fark etmez. Çünkü biz: “Yurtta sulh, dünyada sulh.” özdeyişinin anlamını, bir güzelce bellemişiz. Ezbere bildiğimiz bu inancımızdan asla taviz veremeyiz. Şu kadar küsur yıldır çocuklarımızı “bu türkü”yle büyüttük. Dünya ile birlikte, dünya meselelerinin üzerine, bu anlayışla yürüdük.
      Şimdi mi eğileceğiz?
      Bana kalırsa, şimdilerde bir Balkan Savaşı’nın çıkması, uzak ihtimallerden en sonuncusudur. Çünkü ülkeler aynasına baktığımızda, “içinden kaynamayan” ülke sayısının çok az olduğunu görüyoruz. Buna rağmen ölçüyü, elimizden kaçırmamalıyız. Basit bir hata ya da “hisler”imize kapılma, böyle bir savaşın kıyısında tutmaz bizi.
      Bazılarının bazılarını “kaşıma”, yüreklendirme, yan tutma tutumu olmasa, “yalnız insanlığın düşmanı olanlara düşman olunsa”, savaşsız günler yaklaşır. Ama şöhreti göğün en yüksek katlarını tutmuş olan Birleşmiş Milletler, savaşsız günlerin önündeki, en büyük engellerden birincisidir.
      “Kaşıma”ya örnekler vermek istiyorum:
      Kızılhaç’a bakıyorsunuz. “Sırp sevgisi”yle dudak dudağa gelmiş. Dokunsanız taşacak. İnançlarından dolayı olmalı, “Bosnalı”ların hiçbirisiyle ilgilenmeyen bu “örgüt”, Hırvatların elindeki Pakrac Sırplarına ulaşmak için “şahan” kesiliyor, onlara psikolojik destek vaat ediyor.
      Beride Afganistan, destek bekliyor: “Türkiye, Sovyetler Birliği’ne karşı verdiğimiz mücadelede bizi desteklemiştir. Bu destek, sadece siyasî açıdan değil, her açıdan olmuştur. Ancak savaş sona erdikten sonra, Türkiye, Afganistan’a barış getirmek konusunda kendisinden beklediğimiz rolü maalesef üstlenmemiştir.” Teşekkür edilirken, “sır” açığa çıkarılıyor.
      Yunan donanmasına Güney Kıbrıs’ta “deniz üssü” vermekle yetinmeyip kabına sığmayan “Ada Rumları”, motorize birliklerle “yeşil hat”tın öbür yüzüne geçmeye çalışıyorlar. Üstesine üstlük, “Denktaş faktörünü” yok sayan Rumlar: “Türkiye’nin ne taviz vereceğini bilmek istiyoruz.” küstahlığının doruğuna çıkıyorlar.
      Yetmiyor.
      ABD: “Çeçenistan’daki Rus vahşeti, dehşet verici.” açıklamasını yapıyor.
      Şimdi gel, “sulh”e ümit bağla.
      Taraf olmayanlara bakıyorsunuz, kıllarını “çözüm” için kıpırdatmıyorlar. Lâkin “kaşıma” hususunda, birbirleriyle yarışıyorlar.
      Sonra, tasası bize düşüyor.
      “Balkan Savaşı çıkar mı?”
      “APO” konusunda, Suriye’yi bile hizaya getiremedikten sonra, bizim için, ama sadece bizim için, Balkan Savaşı çıkmış, çıkmamış, ne yazar?
      Biz “sulh” denilince ipi, en önce göğüsleyenlerdeniz.
      10 Ağustos 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

      Yeni Söke, Yıl: 2 Sayı: 418     

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön