
ORTA ASYA PENCERESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ
Kalabalık bir heyetle, Orta Asya ülkelerinden Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan’a giden Başbakanımız, döndü. Bu dönüş, arkasında çok anlamlı mesajlar bırakmasına rağmen, “Suudi Gündemi”ne takıldı. Basılı ve görüntülü basınımızda yapılan değerlendirmelerde, işin, yalnızca “fantazi” tarafları üzerinde duruldu. Her şeyi, ama her şeyi ucuzlatma hastalığından nedense bir türlü kurtulamıyoruz. Halbuki bizim, gündemi yakalayabilen, yorumlayıp çözebilen, “bir bilen”lere ihtiyacımız var.
Bu ihtiyacı kavradığımız gün, zaman, her meselede bizim lehimize çalışacaktır. Sonuçta, düşmanlarımız hizaya gelecek, biz de akıntıya kürek çekmekten kurtulacağız.
Yapılan gezi, ülkemiz açısından yararlı oldu. Unutturulan, “küllenme”ye yatırılan konular, yeniden hatırlandı, gündeme alındı. Hazar-Ceyhan boru hattı, Türkmen doğalgazının taşınma yolu konularında, nerede bulunduğumuz sorusunun cevapları alındı. Kazaklar, Hazar-Ceyhan petrol boru hattına sıcak bakıyorlar. Yalnız onların tek sıkıntıları, Rusya’nın da bu işe ortak edilmek istenip istenmeyişinin cevabının Türkiye tarafından verilmeyişidir. Şükür bu cevap, Emre Gönensay tarafından verildi. Söz konusu boru hatlarının yapımında ABD’nin yanında, Rusya Federasyonu da yer alacak.
Bunlar, sevindirici gelişmeler. Fakat ne zaman düşünceden pratiğe, günlük kullanıma aktarılacak? İşte, meselenin zor yanı burada yatıyor.
Vermeden almak olmaz. Eximbank kredileri konusunda zorlukları, işitmeyen kalmadı.
“Global Paradoks” yazarı John Naisbitt, Türkmenistan’ın önemini, dikkat çekici bir yorumla ortaya koyuyor. “Sakın Türkmenistan’ı göz ardı etmeyin. Ekonomik tercih çevriminde bu küçük çöl ülkesi, büyüme sırasının önlerinde bir yer alabilir.” Özetle Singapur; ekonomisini, Türkmenistan kilidini açarak daha da yükseltmiştir. Bu ülke, ekonomik tecrübelerini, Türkmenistan’da da uygulama çalışmalarını çoktan başlatmıştır. Doğalgazdan elde edilen kazanç, milyar dolarları aşmaktadır. Fakat şimdi, parasını alamadıkları için doğalgazlarını Rusya üzerinden pazarlama yolunu terk etmişlerdir. Bu, aslında Türkiye için, bulunmaz fırsatların en güzelidir.
Havanda su mu dövüyoruz, ne? Rusya’dır, İran’dır, yok Ermenistan’dır derken, sırf tercih meselemiz yüzünden, doğalgaz boru hattı konusunda çok geciktik. Petrol boru hattı olayında da öyle.
Ya korkuyoruz, ya da işbitirici adamlarımız yok.
Halbuki onlar, bize ne kadar sıcaklar. Tansu Çiller’e verdikleri “Çolpan yıldızı”, “Anamız”, “Ablamız” gibi unvanlar, bu sıcaklığın göstergesidir.
Kaldı ki, Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçisi Nur Muhammed Hanamov da: “Burada kendimi ülkemde gibi hissediyorum.” diyerek, bize yakınlık gösteriyor.
Ah, bir de çakılan kibritleri söndürmemeyi öğrenebilsek, Orta Asya zenginliklerinden, aklımızı kullanarak, biz de payımızı alabilsek, fena mı olur?
23 Ağustos 1995
Oyhan Hasan BILDIRKİ

