Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      ÇENTİK * Oyhan Hasan BILDIRKİ 

      Nihayet adı kadar gün yaşayacak olan “52. Hükümet”imiz kuruldu. Bu kuruluşla birlikte “soluk aldık”. Hükümetsiz yaşamanın zorluğunu, bilen bilir. Biz, öyle bir durumdan uzağız.  Şimdi “mutluluktan kanatlanmış” uçuyoruz.
      Uçuyoruz ya?
      Bakalım bu uçuş, beraberinde neler getirecek veya götürecek? İlk oyunu kullanacak “on sekizlik körpeler”, acaba oyuna mı getirilecekler? Zira onlar, ne yapacaklarını, nereye başvurup, nasıl seçmen olacaklarını, henüz kestirebilmiş değiller. İlgililer bu konuda süratle “açıklama” getirmeliler. Yoksa, “Atı alan, Üsküdar’ı aşar.” Sonra “dövünmek”, “öyleydi böyleydi” demek, “ağrılarımıza çözüm” getirmez.
      Bosna-Hersek’te sevindirici gelişmeler. Görevli ABD heyetleri, taraflarla yaptıkları görüşmeler sonunda, kısa zaman içinde sonuç alarak, bu ülkede “ateşkes”i sağladılar. Savaşan taraflar, daha çok da “ıstırapların sonsuz iklimlerinde yüzen” Bosnalılar, rahatladılar. Bu arada Sırpların ayıpları sergilenmeye başladı. Katliâm yaptıkları her şehir veya belde de “toplu mezarlar” diz boyu. Demek ki yaradılışlarında “soysuzluk çamuru” bulunanlar, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, aynı naneyi yemekten çekinmiyorlar. Ateşkes sonucu, taraflar arasında “anayasal” konuların da içinde yer aldığı görüşmeler başladı. Sonuç “hayra çıkarsa” çok iyi. Avrupalı, “Osmanlı kimliği”ni Bosnalı sayesinde kabullenecek.
      Fakat, bir konuda endişem var. Aralarında bizim de “dil bilir polis”lerimizin yer aldığı uluslararası polis gücünün yanında, ayrıca ABD ve Rusya polislerinin bağımsız olarak, birlikte çalışma kararı almaları, “işin içinde iş var” ihtimalini akla getiriyor. Bütün bunları, söz konusu hareket geliştikçe anlayacağız.
      Kim ne derse desin, “Rusya tehlikeli”.
      Can Azerbaycan, kan ağlıyor. Bakü metrosundaki hadiseyi biliyorsunuz. Onca can, “tezgâha geldi”. Ölü sayısı, korkunç bir rakama ulaştı. Bir o kadar da yaralı var. Yetkililer şaşkın. Ansızın gelen “şok”u, üzerlerinden atamamış olacaklar ki olan bitenle ilgili doyurucu açıklama yapamıyorlar. Olayı üstlenen de yok. Ama, katliâm günlerinde Moskova’da, sürgündeki Kürt parlamentosunun toplanmış olması, oldukça manidar. Yoksa Bakülü, bulanık suda balık avlayıcılarına satıldı mı? Petrol sevdası, Bakülü’nün ekmeğine kan mı doğrayacak? Karanlık ruhlu karıştırıcılar, kim bilir daha ne tezgâhların peşindeler? Kim bilir daha hangi oyunların “çilesini örüyorlar”?
      Ya, Kuzey Kıbrıs’ı kim, niçin karıştırıyor? O, “ders kitabı kepazeliği” de nereden çıktı? Sanki Kıbrıs Türk’ünün başka derdi yok. Orman yangınlarından ders almamış olacaklar, “düşünce yangınları”na soyunuyorlar. İkinci yangının acısı korkarım, çöreklendiği beyinlerde “yılan” iken “evran” olur. O zaman da dostluklar biter, ayrılıklar başlar. Ayrılıklar, peşinde “yaman günleri” taşır.
      Bizdeki bazı “basın”a şaşıyorum. “Şimdi de Kürtler birbirine düştü” diye, “manşet” yarışındalar.  Onlara sormak lâzım: “Siz, hangi davulun tokmağısınız?”
      Evet, hangi davulun tokmağısınız?
      4 Kasım 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön