Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos



      DOĞRUDA BULUŞMAK * Oyhan Hasan BILDIRKİ 

      İnsanımız bir yerde, bir noktada birleşmeli. Sözün özü, “doğruda buluşmalı”dır. Şayet başarırsak, bundan “milletçe kârlı” çıkarız. Millet olmanın tadına varır, zevkini yaşarız.
      Şimdi, “hesap sorma zamanı”ndayız. Bu defa biz, hesabımızı iyi yapmalıyız. “Hemen seçim şarkılarını yeniden başlatmamacasına” bir tutum sergilemeliyiz. Yoksa yine, “yazık edilen günler”imize ağlar, dövünürüz. Yukarıdakiler bayram ederken, biz aşağıdakiler “alabilmenin, bulabilmenin telâşını” yaşarız.
Şimdi, hesap zamanı.
      Önce “iki anahtar”dan başlamak üzere, sıkıntısını çektiğimiz her şeyin hesabını sormalıyız. Kaç yıldır “sınavsız üniversiteye girdiklerini” unuttuğumuz çocuklarımızın hakkına sahip çıkmalıyız. Ete ödediğimiz yüksek fiyatın mizanını çıkarmalıyız. Sırasıyla hangi özgürlükleri kazandığımızın çetelesini tutmalıyız. Parti memuru gibi çalışan birçok devletlinin cürmünün cirmini sormalıyız. Kanları yerde bırakılmayanların, onların geride bıraktıkları zavallılarının defterini çıkarmalıyız.
      Dahası…
      Un fiyatları hangi dağda geziyor? “Hint kumaşına dönen yağ”, nerelerde geziniyor? Gönlümüzün dilediğince, ülkemizin herhangi bir yerine düzenlediğimiz gezilerin sayısını tutmalıyız. Yıkılan yuvaların, söndürülen ocakların ahını da, yerde bırakmamalıyız!
      Sonra…
      “Kıbrıs satıldı mı?” sorusuna cevap aramalıyız.
      Yetmedi.
      “Petrol boru hatları”nın akıbetini araştırmalıyız. Daha dün akşam Kapıkule Sınır Kapısı’ndan ana-babaları bizim ülkemizde olan, fakat kendileri tekrar geldikleri Bulgaristan’a geri gönderilen çocuklarımızın talihsizliğinin hazırlayıcılarını unutmamalıyız. “O yavruların günahı ne?” Bunu da düşünmeliyiz.
      Ya, karakışta seçim yapmanın zorluğu? Buna bizi mecbur edenlerin yaptıklarını yanlarına mı bırakalım? Şahlanan enflasyonun sahiplerini bulalım. Kanatlanan pahalılığın yaratıcılarının yakasını devşirelim.
      Zira, bizim de “güzel bir ülkede yaşamaya hakkımız olmalı” değil mi?
      Yok böyle düşünmüyorsanız, sandığa gitmeseniz de olur. Nasıl olsa sizinkiler bir kolayını bulur, yeniden iktidar olurlar. Fakat bu oluşla birlikte, sizi yeniden sersemletirler. Biraz daha uyuyasınız, “uyurgezer”leri yaşayasınız diye.
      Siz uyurken, onlar malı götürsün. Nalıncı keseri gibi kendilerine çalışsınlar. Olmadı, o partiden bu partiye geçsinler. Hatta bunu kolaylaştırdıklarıyla övünsünler.
      İşte bu yüzden, şimdi hesap zamanı.
      Bize düşen iş; hesabımızı iyi yapmak, eldelerini, bölenlerini, gidenlerini, kalanlarını tanımaktır. Ancak böyle yaparsak, “şu köhne dünyanın omzunda”, 2000’li yıllarda da kendimize yer bulabiliriz. Yoksa “Kurtlar Sofrası”na düşeriz. O sofrada payımıza ne düşer? Bunu şimdiden kestirmenin reçetesi elimizde. Kozumuzu iyi oynamalı, kazanılan cevizlerden payımızı hakçasına almalıyız.  Şimdi, böyle yapanlar kazanıyor.
      Devir, “kazanma zamanı”dır! Çareyse, “oy”da!
      20 Aralık 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön