Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KÖPRÜNÜN ÖTESİ

Köprünün Ötesi E Kitaplar Kimlik Favori Linklerim Adreslik Ziyaretçi Defteri My Photos

Tarihe Düşülen Notlar

      Hayatımızın envanterini tutmuyoruz. Sadece yaşayıp gitmeyi amaç mı edindik, ne? Sanki dün ile günümüz arasındaki köprüleri atmışız. Dün edindiğimiz tecrübeleri, bugünümüzü sıçrama tahtası yaparak yarınlara taşımıyoruz. Böylece, kaybettiğimiz çok oluyor.
      Eksiğimiz ne? Nerede hata yapıyoruz?
      İşte bunları anlamak ve yorumlamak gerekiyor.

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

Birleşmiş Milletler

      Batı’nın karnında, Avrupa’nın kucağında bir İslâm ülkesi; Bosna. Çocuklarının gözyaşlarının kaçıncı yılına girdiğimizi, neredeyse unutacağız. Bütün haksızlıklarına rağmen savaş, daha acımasız bir şekilde sürüyor. Birleşmiş Milletler yaftalı “bostan korkulukları”, Bosnalının boğazındaki ipin ucunu çekerken, tutarmış gibi davrandığı Sırp’ın kolunu gevşetiyor. Bu yolda ne dümenlere yatıyor?
      Aklım, bir türlü almıyor. Birleşmiş Milletler, Bosna’da ne yaptı?

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

BU ÜLKE, KÖPRÜNÜN ÖTESİYLE BİRLİKTE BİZİM...

        İnsan, sevdiği veya sevmediği konularda, nasıl tarafsız kalabilir, “yansız” olabilir, aklım almıyor. Bu durumu, nedense, içime sindiremiyorum. Korkaklığın adı, yansızlık mı oldu, ne?
        Birtakım adamlara bakıyorum, şaşıyorum. Ülkemiz, kan çanağına döndürülmek isteniyor, bazılarının kılı bile kıpırdamıyor. Fikrini söylemediği gibi, “manşete çıkmamak” için olmalı, en karanlık örtülerin arkasına gizleniyor. Hiç oralı olmadığı gibi, sanki bu ülkede yaşamıyor, bizimle aynı nimetleri paylaşmıyor havasına giriyor.

Free Hit Couner
Free Counter

KÖPRÜNÜN ÖTESİ İÇİNDEKİLER

Anasayfam

E Kitaplar

Birer Aynamız Olmalı

Hür Dünyanın Ayıbı: Bosna

Çeçenistan Nereye?

Hep Aynı Seneryo

Kendimizi Anlatmak

Giden Yıla Destan

Gümrük Birliği

Çekiç Güç

Seyirci Olmak

Bosna: Kanlı Leke

Hilâl Harekâtı

Çeşitlemeler

Savaşın Acımasız Yüzü

Denktaş'ın Hayâli

Türkmenistan Sicaklığı

Kazak Stepleri

Denktaş'ın Başarısı

Aynı Yunanlı

Petrole Hücum

Kilit

Türk Birliği

Şimdi Yardım Zamanı

3. Dünya Savaşı Bitti Mi?

Azerbaycan'dan Çağrı

Sorular

Eve Dönüş

Hollandalı

Özel Yer

Bindiğimiz Dalı Kesmek

Kırgızlaıi Unuttuk mu?

Gelişmeler

İçerdekiler

"Dışardakiler"

"Yansızlar"

Barışa Doğru mu?

Bosna'da Neler Oluyor?

Yine Çeçenistan

Gündemi Durdurmak

Kimlik Meselesi

Kuşatma Yarılırken

Şamil Basayev

Denktaş'ı Anlamak, AlkıŞlamak

Su Birleşmiş Milletler

Liman'in Kahvesi

Ağla Yureğim Ağla

Bayrak Yere Düşmez

Kıpırdanışlar

Devele Gaçça Ha!

"Üçüncü Bayrak"

Dudayev'i Yok Saymak

Kaşımak

Kapılar Açıldıkça

Orta Asya Penceresi

Suudi Gündemi

Türkiye İmaji

Hürriyet ve Istiklâl Güneşi

Koprünün Otesi

Yeni Kıvılcım: Makedonya

Çentik

“Boyunduruk”lar Kırılmalı

Dış Türkleri Unuttuk

Bosna Çiçeği Açtı mı?

"İttifak"

Yanardağ

Doğruda Buluşmak

Kardak Kayalıkları

“Yeni Tanzimat mı?”

Elips

Avrupalıyız mı?

Yalnız Kurt

“Ölmeseydi...”

Türk Olmak

Sonsuz Koşu

Yazarını Bekleyen Topraklar

Çaycı

Demokrat Olmak

Kimlik

Favori Linklerim

Adreslik

Ziyaretçi Defteri

My Photos

"Ne mutlu Türk'üm diyene!.." * Mustafa Kemal ATATÜRK

     

      TÜRK OLMAK * Oyhan Hasan BILDIRKİ 

      Yaşadığımız günler, tereddütler harmanı. Acabalar, öyle miler, bütün dillere pelesenk olmuş. Saman altından su yürütenler keyifte, büyük çoğunluk umutsuz. Yukarıyı kokutan çirkef, büyük çoğunluğu giderek birbirinden çözüyor. Çözülme, zayıflık demektir. Yılan, kızan, küsen büyük çoğunluk, her şeyden elini eteğini çekiyor. Ülkemde doğruları konuşan yok.
      Hayır, hayır! Herkes, kendi doğrularını her fırsatta haykırıyor. Fakat dikkat edin; yalnız kendi doğrularını… Bu doğruların ortak noktasını bulma, bulabilme, anlama yeteneğimiz kalmadı mı, ne?
      Ben, “Türk’üm!” Belki, bu adla anılan milletin ırkî özelliklerini taşımıyorum. Bu, benim için önemli de değil. Ancak “Türk olmaktan utananlar”, çok defa “ırkî özellikler” meselesini öne çıkarmışlar, ilkin milletimi bu şekilde düşündüre korkuta sarsmışlardır. Halkı yönlendirenlerimiz nedense, her şey olmalarına rağmen “Türk olmak”tan kaçınmışlardır. Bu tutum, yaşadığımız günleri hazırlamıştır. Halk, baştakilerin dediğine göre; “İnandığından değil, sadece köprüyü geçmek için” davranmaya alışmıştır. Türkiye’nin buhranı, açmazı işte burada.
      Bu yüzden, sizi bilmem ama; “Ben Türk’üm!” Çünkü bu millete mensup olmak, her kişinin kârı değil, er kişinin kârıdır. Türk milleti, Allah tarafından kendisine verilen misyonu uygulayan, bu misyonu da tek başına götüren bir millettir. Milletinin adını da içinde taşıyan bir kitabın yazarı olan Kaşgarlı Mahmut, ünlü eserinde bir kutsî hadisten söz ederek şöyle diyor: “Ben, yeryüzünde bir ordu-millet yarattım. Bu millete dillerin ve dinlerin en güzelini verdim. Yeryüzünde herhangi bir millete kızarsam, bu ordu milleti onların  üzerine gönderir, onları yok ederim. Bu ordu milletin dilini ve dinini öğreniniz.”
      Bazılarınızda eşitlik duygularının depreştiğini görür gibi oluyorum. Türk’ü hazmedemeyenler, ilk itirazlarını bu noktaya yöneltiyorlar, “üstün ırk” masalına yatıyorlar. Ben, bu noktadan uzağım.  Ben, görevlendirilmenin farkındayım. Bu şuurla da “Türk’üm!” diyebilmekteyim. Çünkü Türklük; birlik ve dirlik demektir. Birliğin olduğu yerde ilerleme de, şeref de vardır. Hele, Türk olmanın vereceği gurura doyum olur mu?
      Türk, dünya tarihinin parlayan “tek kutup yıldızı”dır. O tarihe, dikkatle bakınız. Dilerseniz büyüteçle yeni baştan inceleyiniz; ikinci bir örneğe rastlayamazsınız. O halde, hem Türkiye’nin nimetlerinden, denizinden, güneşinden faydalanmak, hem de “Türk olmaktan utanmak” ikilemine düşmek niye? Herhalde ilkindeki çıkar duygusunun sürmesi için, sorumluluktan kaçmak için, Türk olmaktan korkuyoruz.
      Bana göre bu tutum, alçaklıktan başka bir şey değildir. Öyle ya! Hem Türkiye’de yaşayacaksın, vergi vermemek dahil bütün ayrıcalıklardan faydalanacaksın, hem de işler sarpa sardığında tereyağından kıl çeker gibi bir davranışla başka milletlerin, daha doğrusu “azınlıkların” mensubu olmakla övüneceksin! Bunun adı “hainlik değilse nedir?” söyler misiniz?
      Halbuki:
      “Türk olmak”, hür olmak demektir. Türk’ün olmadığı yerde tam istiklâl yoktur. “Türk olmak”, adam olmak demektir. Bizim de amacımız, ne olursa olsun, her şeye rağmen “adam olmak” değil midir?
      28 Ocak 1997

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

Kendimizi Anlatmak

       Kopuz, birlik ateşçimiz...


      Yakın ve uzak komşularımızla barışık değiliz. Aslında onlarla düşman da değiliz. Hiçbir zaman, şu veya bu şekilde, komşularımızdan ne ona, ne buna, kendilerini sevmediğimizi belirten bir olumsuz tavır koyduk. Dar zamanlarında hepsine kucak açtık. Hep kendimizden fedakârlık ederek, yardımcı olduk. Nedense sonuçta, yine yalnız kaldık.
      Demek ki bir yerde, bir eksiğimiz var. Bir yerde, boş bıraktığımız bir tarafımız var. Bizim milletimizin özelliğidir: Tarih yapar, fakat tarih yazamayız.

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

KÖPRÜNÜN ÖTESİ * Oyhan Hasan BILDIRKİ / İlk Sayfaya Dön